Türk Aile Hukukunda evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında iki temel usul üzerinden yürütülür: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma. Uygulamada her iki dava türü de evliliği yasal olarak bitirme amacına hizmet etse de izlenen usul hukuku kuralları, ispat araçları, yargılama süreleri ve tarafların üzerinde anlaştığı mali sonuçlar bakımından birbirinden ayrılır.
Anlaşmalı boşanma, eşlerin evliliğin sona ermesi ve bu sona ermenin tüm fer’i (yan) sonuçları üzerinde tam bir mutabakata varması esasına dayanır. Çekişmeli boşanma ise eşlerden birinin boşanmayı istememesi veya boşanma iradesi ortak olsa dahi nafaka, velayet, maddi-manevi tazminat ile kişisel eşyaların paylaşımı gibi hususlarda uzlaşma sağlayamaması halinde devreye giren uyuşmazlık odaklı bir yargılama sürecidir.
Karşılaştırmalı Analiz: Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma
İki boşanma türü arasındaki usuli farklılıklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Kriter | Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/3) | Çekişmeli Boşanma (TMK m. 161–166) |
| Yasal Evlilik Süresi | Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. | Süre şartı aranmaz (1 günlük evlilikte de açılabilir). |
| Davanın Ortalama Süresi | 1 ila 3 ay (çoğunlukla tek celse). | İlk derece mahkemesinde 1,5 – 2 yıl; istinaf ve temyiz ile 3 – 4 yıl. |
| Kusur Araştırması | Mahkeme tarafların kusurunu araştırmaz. | Hâkim, boşanmaya neden olan olaylarda kusur dağılımını tespit eder. |
| Duruşmaya Katılım Şartı | Eşlerin duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur. | Taraflar avukatla temsil ediliyorsa duruşmaya bizzat katılmak zorunda değildir. |
| Delil ve Tanık Listesi | İspat faaliyeti ve tanık dinletme usulü işletilmez. | HMK uyarınca yazılı deliller, tanıklar, bilirkişi ve keşif delilleri incelenir. |
| Mali Taleplerin Tespiti | Tarafların serbestçe hazırladığı protokol hükümleri esas alınır. | Hâkim tarafların kusuruna ve sosyoekonomik durumuna göre takdir eder. |
| Tedbir Hükümleri | Geçici tedbir kararlarına nadiren ihtiyaç duyulur. | Dava açıldığı anda tedbir nafakası ve konut tahsisi karara bağlanır. |
Anlaşmalı Boşanma Davasının Yasal Şartları ve Usulü
Türk Medeni Kanunu‘nun 166. maddesinin 3. fıkrası, evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması halinde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi durumunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağını karine olarak kabul eder. Anlaşmalı boşanmanın hukuki geçerlilik kazanması belirli şartların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
1. Asgari Bir Yıllık Evlilik Şartı
Resmi nikâh akdinin kurulduğu tarihten itibaren dava açılış tarihine kadar kesintisiz 1 tam yıl geçmiş olmalıdır. Tarafların düğün yapmamış olması, fiilen birlikte yaşamamış olması veya nişanlılıkta geçen süreler bu hesaba dahil edilmez. Resmi tescil tarihi esastır. Bir yılı doldurmayan evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; bu davalar teknik olarak çekişmeli prosedüre tabidir.
2. Ortak Başvuru veya Davanın Kabulü
Süreç iki yöntemle başlatılabilir: Eşler hazırladıkları ortak dava dilekçesi ve protokol ile mahkemeye başvurabilir ya da eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğer eş ilk duruşmada veya sunduğu cevap dilekçesinde tüm şartlarıyla kabul ettiğini beyan edebilir.
3. Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Hazırlanması
Anlaşmalı boşanmanın omurgasını tarafların imzaladığı protokol oluşturur. Bu protokolde aşağıdaki unsurların tereddüde mahal bırakmayacak netlikte yer alması yasal zorunluluktur:
- Maddi ve Manevi Tazminat: Tarafların birbirlerinden TMK m. 174 uyarınca maddi veya manevi tazminat talep edip etmedikleri, talep ediliyorsa kesin miktar ve ödeme takvimi.
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek eşe ödenecek yoksulluk nafakası (TMK m. 175) miktarı ve ilerleyen yıllardaki artış formülü.
- Velayet ve İştirak Nafakası: Müşterek ergin olmayan çocukların velayetinin kime bırakılacağı ve velayeti almayan eşin çocuk için ödeyeceği iştirak nafakası (TMK m. 182).
- Kişisel İlişki Tesisi: Velayeti almayan ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme günleri, dini/milli bayramlar ve sömestr ile yaz tatili dönemlerindeki kişisel bağın takvimi.
- Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti: Harç ve masrafların hangi tarafça karşılanacağı.
4. Hâkim Huzurunda İrade Açıklaması ve Protokolün Onaylanması
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirseler dahi, anlaşmalı boşanma duruşmasında her iki eş de bizzat mahkeme salonunda hazır bulunmak zorundadır. Hâkim, eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına, baskı veya tehdit altında bulunmadıklarına kanaat getirmelidir.
Ayrıca hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek boşanma protokolünün şartlarında uygun bulduğu değişiklikleri önerebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse boşanmaya karar verilir; taraflardan biri önerilen değişikliği kabul etmezse dava çekişmeli boşanmaya dönüşür.
Çekişmeli Boşanma Davası: Hukuki Nedenler ve Süreç
Eşler boşanma iradesinde mutabık kalamazlarsa veya boşanmayı istedikleri halde çocukların velayeti, nafaka miktarları veya tazminat şartlarında anlaşamazlarsa süreç çekişmeli boşanma davası olarak yürütülür.
Boşanmanın Özel Sebepleri
Türk Medeni Kanunu’nda sayılan özel boşanma sebepleri sınırlı sayıdadır (numerus clausus). Özel sebebe dayalı davalarda, o olgunun varlığı ispatlandığında boşanma kararı verilir:
- Zina (TMK m. 161): Eşlerden birinin karşı cinsle cinsel ilişkide bulunmasıdır. Zina öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay ve her halde eylemin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur.
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162): Eşin yaşamına yönelik doğrudan saldırılar, ağır fiziksel şiddet, işkence veya kişilik haklarına yönelik ağır hakaretler bu kapsama girer.
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163): Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi (örneğin hırsızlık, uyuşturucu ticareti, cinsel taciz) veya haysiyetsiz bir yaşam tarzını benimsemesi nedeniyle diğer eş için ortak hayatın çekilmez hale gelmesidir.
- Terk (TMK m. 164): Eşin evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konuttan ayrılması ve haklı bir sebep olmaksızın en az 6 ay boyunca dönmemesidir. İhtar şartı usulüne uygun yerine getirilmelidir.
- Akıl Hastalığı (TMK m. 165): Eşlerden birinin akıl hastası olması, bu hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmiş olması gerekir.
Boşanmanın Genel Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m. 166/1-2)
Uygulamada en çok açılan dava türüdür. Halk arasında “şiddetli geçimsizlik” olarak bilinir. Evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması aranır. Sürekli tartışmalar, saygısız tutumlar, eşin ailesine hakaret, güven sarsıcı davranışlar, eşi sosyal çevreden izole etme ve ekonomik şiddet uygulama gibi vakıalar bu madde kapsamında ileri sürülür.
Çekişmeli Boşanmada Usul Hukuku Aşamaları
Çekişmeli boşanma davaları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) yazılı yargılama usulüne tabidir. Dava dört ana evrede tamamlanır:
1. Dilekçeler Aşaması
Dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasıyla başlar. Süreç şu sıra ile işler:
- Dava Dilekçesi: Davacı, boşanma sebeplerini, vakıaları ve taleplerini ayrıntılı açıklar.
- Cevap Dilekçesi: Davalı, tebliğden itibaren iki hafta içinde savunmasını ve varsa karşı davasını (karşı dava dilekçesi) sunar.
- Cevaba Cevap (Replik) Dilekçesi: Davacının davalının savunmasına karşı iki haftalık yanıt süresi vardır.
- İkinci Cevap (Düplik) Dilekçesi: Davalının son beyanlarını sunduğu dilekçedir.
Dilekçeler teatisinin tamamlanmasıyla iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı başlar. Bu aşamadan sonra kural olarak yeni bir boşanma sebebi veya yeni bir vakıa ileri sürülemez (ıslah müessesesi hariç).
2. Ön İnceleme Aşaması
Mahkeme, dilekçelerin tamamlanmasının ardından ön inceleme duruşması günü belirler. Bu duruşmada dava şartları ve ilk itirazlar incelenir; uyuşmazlık konuları tek tek tutanağa bağlanır. Hâkim tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Taraflar uzlaşamazsa tahkikat aşamasına geçilir ve delillerin toplanması için süreler verilir.
3. Tahkikat Aşaması (Delillerin Toplanması ve Değerlendirilmesi)
Yargılamanın en uzun süren kısmıdır. Uyuşmazlık konularının ispatı amacıyla taraflarca süresi içinde bildirilmiş deliller incelenir:
- Tanık Dinletilmesi: Boşanma davalarının en kritik ispat aracıdır. Tanıkların olayları bizzat görmüş ve duymuş olmaları (görgü tanığı) gerekir; dedikoduya veya aktarıma dayalı tanıklıklar mahkemece hükme esas alınmaz.
- Yazılı ve Elektronik Deliller: WhatsApp yazışmaları, e-postalar, SMS kayıtları, otel konaklama belgeleri, banka hareketleri, sosyal medya paylaşımları dosyaya kazandırılır.
- HTS ve Baz İstasyonu Kayıtları: Özellikle aldatma (zina) iddialarında şüpheli numaralarla yapılan görüşmelerin sıklığı ve gece geç saatlerdeki irtibatlar mahkeme kanalıyla GSM operatörlerinden celp edilir.
- Bilirkişi ve Sosyal İnceleme Raporu (SİR): Müşterek çocukların velayeti konusunda pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı eşliğinde aile mahkemesi uzmanları tarafından inceleme yapılarak rapor tanzim edilir.
4. Sözlü Yargılama ve Hüküm
Tahkikatın sona ermesinden sonra hâkim, taraflara son beyanlarını sunmaları için söz verir ve yargılamayı bitirerek kısa kararını (hüküm fıkrasını) açıklar. Gerekçeli karar daha sonra taraflara tebliğ edilir.
Çekişmeli Boşanma Davasında Kusur İlkesi ve Hukuki Sonuçları
Çekişmeli boşanma davasında hâkim, tarafların iddialarını incelerken kimin kusurlu olduğunu tespit eder. Kusur derecelendirmesi Türk Hukukunda 5 grupta değerlendirilir: Tam kusurlu, ağır kusurlu, eşit kusurlu, az kusurlu ve kusursuz.
Kusur tespiti, boşanmanın mali sonuçları açısından doğrudan bağlayıcıdır:
1. Maddi Tazminat (TMK m. 174/1)
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Eşit kusur halinde maddi tazminata hükmedilemez.
2. Manevi Tazminat (TMK m. 174/2)
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Aldatma, fiziksel şiddet, ağır hakaret ve aşağılama manevi tazminatın başlıca gerekçeleridir.
3. Yoksulluk Nafakası (TMK m. 175)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez; ancak eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir.
4. Velayet Düzenlemesi (TMK m. 182)
Velayet tayininde eşlerin boşanmadaki kusur durumu birinci öncelik değildir. Hukukumuzda velayet kamu düzenine ilişkin olup burada temel ilke “çocuğun üstün yararı”dır. Eşine karşı tam kusurlu olan (örneğin aldatan veya güven sarsıcı davranan) bir taraf, çocuğa karşı ebeveynlik görevlerini aksatmıyorsa ve çocuğun gelişimine zarar vermiyorsa çocuğun velayetini alabilir. Ancak şiddet eğilimi veya madde bağımlılığı gibi durumlar velayetin verilmesine doğrudan engeldir.
Çekişmeli Boşanma Davası Sürerken Anlaşmalıya Geçiş Usulü
Çekişmeli boşanma davası açılmış olması, sürecin mutlaka çekişmeli olarak biteceği anlamına gelmez. Taraflar davanın açılmasından nihai hükmün kesinleşmesine kadar her aşamada sulh olarak davayı anlaşmalı boşanmaya çevirebilirler.
Geçişin Aşamaları ve Uygulama Adımları
- Ortak Protokol Tanzimi: Davacı ve davalı vekilleri veya eşlerin bizzat kendileri bir araya gelerek velayet, iştirak/yoksulluk nafakası, tazminat ve eşyalar konusunda mutabakat metnini (Anlaşmalı Boşanma Protokolü) hazırlar ve imzalar.
- Mahkemeye Dönüşüm Dilekçesi Sunulması: Mahkemeye hitaben yazılan dilekçede, “Davamız çekişmeli olarak açılmış ise de taraflar aralarında ekteki protokol doğrultusunda uzlaşmışlardır. Davanın TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmaya dönüştürülmesini talep ederiz” beyanı yer alır.
- Yakın Güne Duruşma Açılması: Mahkeme heyeti, tensip zaptı düzenleyerek dosyadaki önceki duruşma gününü öne çeker veya kısa bir süreye duruşma açar.
- Hâkim Huzurunda İrade Teyidi: Taraflar belirlenen gün ve saatte duruşmaya bizzat katılır. Hâkim, çekişmeli davanın ıslah edildiğini/protokole bağlandığını kayda geçirir, taraflara protokolü kabul edip etmediklerini sorar. Eşlerin “Protokolü hür irademizle imzaladık, boşanmak istiyoruz” beyanları üzerine duruşma tek celsede karara çıkar.
Boşanmada Mal Rejimi ve Tasfiye: Ayrı Bir Dava İhtiyacı
Uygulamada en çok karıştırılan hususlardan biri, boşanma davası açıldığında tarafların evlilik içinde edindikleri ev, araba, şirket hissesi ve banka birikimlerinin otomatik olarak paylaşılacağı yanılgısıdır.
- Çekişmeli Boşanmada: Mal rejimi tasfiyesi (edinilmiş mallara katılma rejimi) davası, boşanma davasının bir fer’i (eki) değildir. Mal paylaşımı için ayrı bir harç yatırılarak bağımsız bir “Artık Değere Katılma / Değer Artış Payı Alacağı” davası açılmalıdır. Aile mahkemesi, mal rejimi tasfiyesi davasını boşanma davasının kesinleşmesini bekletici mesele yapar. Boşanma kararı kesinleşmeden malların tasfiyesine geçilemez.
- Anlaşmalı Boşanmada: Eşler mal paylaşımı konusunu da protokol kapsamına alabilirler. Hangi gayrimenkulün veya aracın kimde kalacağı, karşı tarafa herhangi bir tasfiye bedeli ödenip ödenmeyeceği protokolde açıkça yazılır ve hâkim bunu onaylarsa, taraflar sonradan birbirlerine mal rejiminden kaynaklı alacak davası açamazlar. Protokolde mal paylaşımına hiç değinilmemişse, anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesinden sonra 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası açılması hakkı saklı kalır.
Yargılama Süresi ve Kanun Yolu Aşamaları (İstinaf ve Yargıtay)
Boşanma davalarında kararın ne zaman hukuki kesinlik kazanacağı, tarafların hukuki durumları ve yeniden evlenebilmeleri açısından belirleyicidir.
Anlaşmalı Boşanmada Süreç ve Kesinleşme
Dava açıldıktan sonra mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak duruşma günü 2 hafta ile 2 ay arasına verilir. Duruşmada karar verildikten sonra mahkeme kalemi gerekçeli kararı yazar (yaklaşık 2 ila 4 hafta). Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. Taraflar, yasal istinaftan feragat dilekçesi sundukları takdirde karar derhal kesinleşir. Böylece toplam süreç 1 ila 3 ay içinde tamamlanır. Nüfus müdürlüğüne tescil yazıişleri kanalıyla yapılır.
Çekişmeli Boşanmada Süreç ve Kanun Yolu
Çekişmeli davalarda ilk derece mahkemesinin yargılaması ortalama 1,5 – 2 yıl sürer. Mahkemenin kararına karşı tarafların Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) nezdinde itiraz hakkı vardır:
- İstinaf İncelemesi: Dosyanın istinaf dairesine gitmesi ve incelemenin tamamlanması ortalama 1 – 1,5 yıl alır.
- Temyiz İncelemesi (Yargıtay): İstinaf kararına karşı Yargıtay yolu açıksa, dosya Yargıtay Hukuk Dairesine gider ve bu aşama da yaklaşık 1 – 1,5 yıl sürer.Netice itibarıyla, tarafların sonuna kadar itiraz haklarını kullandığı çekişmeli bir boşanma sürecinin nihai olarak kesinleşmesi 3 ila 5 yılı bulabilmektedir. Bu süre boyunca eşler hukuken evli kalmaya devam eder; mirasçılık hakları ve sadakat yükümlülükleri kural olarak sürer.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Düzenlenirken Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Riskler
Hızlı boşanma saikiyle yeterli hukuki denetimden geçirilmeden imzalanan protokoller, telafisi imkânsız hak kayıplarına yol açmaktadır. Protokol tanziminde sıklıkla yapılan kritik hatalar şunlardır:
- Maktu ve Belirsiz Maddeler: “Taraflar ev eşyalarını paylaşmışlardır” veya “Maddi talepler bilahare karşılanacaktır” şeklindeki yuvarlak ifadeler ilamlı icraya konu edilemez. Hangi eşyanın kimde kalacağı, bedel ödenecekse tutarı ve vade tarihi net rakamlarla yazılmalıdır.
- Nafaka Artış Oranının Belirtilmemesi: Protokole yalnızca “Aylık 10.000 TL yoksulluk nafakası ödenecektir” yazılması halinde, gelecek yıllarda enflasyon kaynaklı artış otomatik olarak uygulanamaz. Alacaklının her yıl yeniden Aile Mahkemesinde “Nafakanın Artırılması Davası” açması gerekir. Bu durumun önüne geçmek için protokolde “Her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE/TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır” kaydı yer almalıdır.
- Geniş Kapsamlı İbra ve Feragat İfadeleri: Protokolde yer alan “Taraflar birbirlerinden geçmişe ve geleceğe dönük maddi, manevi tazminat ve nafaka talep etmeyeceklerini beyanla birbirlerini gayrikabili rücu ibra ederler” maddesi, imzalandığı andan itibaren bağlayıcıdır. Boşanma kesinleştikten sonra “aslında baskı altındaydım” veya “az tazminat aldım” gerekçesiyle geriye dönük yeni bir dava açılamaz.
- Taşınmaz Devirlerinde Tapu Bilgilerinin Eksikliği: Eşler arasında taşınmaz devri kararlaştırıldıysa protokolde il, ilçe, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri eksiksiz gösterilmeli, tescilin boşanma kesinleştikten sonra ne şekilde yapılacağı açıkça düzenlenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma davasında eşlerden biri duruşmaya gitmezse ne olur?
Eşlerden biri duruşmaya mazeretsiz olarak katılmazsa veya duruşmaya katılıp hâkim huzurunda “Ben artık boşanmak istemiyorum” veya “Protokoldeki nafaka/velayet şartını kabul etmiyorum” derse, dava anlaşmalı olarak karara bağlanamaz. Mahkeme davacıya davasını çekişmeli olarak sürdürüp sürdürmeyeceğini sorar; sürdürmek isterse dosya çekişmeli yargılama usulüne geçer.
1 yılı dolmayan evliliklerde protokol ile tek celsede boşanmak mümkün müdür?
Hayır. Kanunun 1 yıllık asgari evlilik şartı kamu düzenindendir. Evlilik 1 yılı doldurmamışsa dava çekişmeli boşanma olarak açılır. Ancak taraflar anlaşma şartlarını mahkemeye sunup duruşmada hazır bulunarak iddiaları kabul ettiklerini beyan eder ve mahkemeye tarafsız tanıklar dinleterek fiili imkânsızlığı ispatlarsa, hâkimin inisiyatifiyle yargılama kısa sürede sonuçlandırılabilir. Yine de bu dava teknik açıdan bir anlaşmalı boşanma değil, çekişmeli davanın kabulü niteliğindedir.
Çekişmeli boşanma davası devam ederken eşlerin başkasıyla ilişkisi olursa ne olur?
Boşanma davası kesinleşinceye kadar eşlerin Medeni Kanun’dan kaynaklanan sadakat yükümlülüğü devam eder. Dava devam ederken eşlerden birinin üçüncü bir kişiyle duygusal veya cinsel birliktelik yaşaması yeni bir “zina” veya “güven sarsıcı davranış” teşkil eder. Karşı taraf bu yeni olguyu ıslah yoluyla veya bağımsız bir boşanma davası açıp mevcut dava ile birleştirilmesini isteyerek kusur durumunun kendi lehine değişmesini sağlayabilir.
Anlaşmalı boşanmadan sonra protokolde belirlenen velayet veya nafaka değiştirilebilir mi?
Evet. Boşanma kararının mali sonuçlarından tazminat ve mal paylaşımı kural olarak kesinleştiğinde geriye dönük değiştirilemez. Ancak velayet ve nafaka hükümleri kamu düzenine ve çocuğun menfaatine ilişkindir. Anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesinden sonra koşulların esaslı biçimde değişmesi halinde (örneğin çocuğa bakan tarafın yaşam tarzının çocuğa zarar vermesi, velayeti alanın evlenmesi, tarafların ekonomik güç dengesinin aşırı bozulması), Aile Mahkemesinde “Velayetin Değiştirilmesi” veya “Nafakanın Uyarlanması/Artırılması/Kaldırılması” davası açılabilir.
Boşanma davasını ilk açan taraf kusurlu mu sayılır veya dezavantajlı mıdır?
Hukukumuzda davayı ilk açan tarafın kusurlu sayılacağına veya davayı kaybetme riski taşıdığına dair herhangi bir yasal düzenleme yoktur. Önemli olan davayı kimin açtığı değil, açılan davada ileri sürülen iddia ve vakıaların HMK kurallarına uygun hukuki delillerle ispatlanıp ispatlanamadığıdır. Kusuru olmayan eş, karşı tarafın kusurlu eylemleri karşısında haklarını korumak adına davayı ilk açan taraf olabilir.